Archive for February 2010

bir fincan…

Dun sabah biz henuz kahvalti bile yapmamisken kapimiz calindi. Karsi komsunun kocasi karli havada pijamayla ve ciplak ayak ustu terlikle kapida. Elinde bir plastik kap ve bir de olcme kabi… Inanamadik ama seker istemeye gelmis. Olcme kabiyla almaya kalkti ama biz o heyecanla seker kabini boca ediverdik adamcagizin getirdigi kabin icine. Kirk yilin basi “varsa bir finca seker” istemeye gelmisler, olcup mu vericez “dukkan senin” diycez tabi:) Sozun ozu; oyle sevindik ki…Durup durup sevindik hem de. Vay be dedik bu da oldu iste…

cupofsugar1.jpgkarikatur buradan alinti)

Gidilmeyen Yol

Halet-i ruhiyeme fazlasiyla uyan bir $iir oldugundan burada yerini aldi. Yazanin, bulanin, cevirenin, gonderenin ellerine saglik. Orjinali burada

Gidilmeyen Yol

 

yol çatallanıyordu sararmış bir koruda;

ikisinde birden yol alan tek yolcu olayım!

yazık ki olamazdı bu. yolun biri uzakta

baktım bükülüyordu çalıların ardında,

orada uzun süre durup o yola baktım;

 

sonra saptım öbürüne, bu da onca güzeldi,

belki aynı yolu seçerdi yerimde kim olsa,

çünkü çimenlerle kaplıydı, çiğnenmeliydi;

ama aslı aranırsa yolların her biri

aynı ölçüde aşınmıştı ayaklar altında.

 

ikisi de yapraklar altındaydı o şafakta,

ve ayak altında kararmamıştı renkleri.

oh, ilk yolu bıraktım bir başka zamana!

ama bildiğimden nasıl açılır yol yola,

ummuyordum bir daha döneyim geri.

 

yıllar-yıllarca uzakta bugünlerden

bir iç çekişle söyleyeceğim şunu:

çatallanıyordu yol bir koruda ve ben..

ben saptım birine azdır diye oradan geçen,

işte bütün ayrımı yapan bu oldu. 

 

Robert Frost

hiç

yukledim hepimizin hayatlarini sirtima karar esigindeyim.yokolmak istiyorum, yokolmak, hic olmak, hissiz, sahipsiz, esyasiz, cocuksuz, annesiz babasiz, duygusuz, akilsiz, ruhsuz ve bedensiz…hic olmak. 

|