Archive for September 2009

onsekiz…

En son 2001′de Ramazan bayraminda Turkiye’deydim.

O son oldu.

Hesapladim.

Onsekiz bayram gecmis ayri gayri…

Onsekiz bogazda dugumle telefonda bayram kutlamasi.

Bu sene Deniz’in varligiyla daha bir koydu uzak olmak.

Inancli ya da inancsiz olmakla ilgisi yok…Sorgulamayiz bile cogumuz. Cocuklugumuzla bagindan olsa gerek en kolay ve belki de en derin icsellestirdigimiz geleneklerden bayramlar.

En azindan onu yapalim dedim, Deniz’e ilk bayramliklarini giydirdim bu sabah.

3 ay…

Yarin 3 ayi dolduruyoruz Denizkiziyla. Baktim en son 23 Temmuzda yazmisim bloga. Gecen zaman icinde annem Turkiye’ye dondu. Yilar sonra ilk defa 2 ay boyunca boylesine uzun ve guzel zaman gecirdikten sonra gidisi cok koydu. Duygusal cokuntunun yanisira bir de ev ve bebek isleriyle gun icinde tekbasina ugrasmak zorunda kalmak da tuzu biberi oldu…Annemin evde durmadan is yaptiginin farkindaydim tabi ki ama Deniz uyumuyorken, ki gun icinde cogunlukla uyanik artik, biri Deniz’i oyalamiyorsa, ya da agzindan dusen emzigini zirt pirt agzina geri vermiyorsa evde bir ise baslayip bitirmek nasil da hayal oluyormus daha iyi anladim. O yuzden simdilerde ev temizlendiyse yemek yok, yemek varsa ortalik beter, bazen de hicbiri olmuyor.

Daha once bahsettigim meme karmasasi olayi yalan oldu. Sorunumuz tamamen farkliymis. Bircok emzirme danismaniyla konustum, hatta birinden randevu alip karsisinda emzirdim:) Problem bebegin agzina yutabileceginden daha fazla sutun hem de basincli olarak gelmesiymis meger. Ama bebekler buyudukce bu basincla basa cikmayi ve daha verimli emmeyi ogreniyorlarmis, nitekim bize de oyle oldu. Ilk dogdugunda 1 saat bile emzirdigimi hatirlarim, simdi 10 dakikada islem tamam!

Anlatacak oyle cok sey birikmis ki…Deniz 8 haftalikken dogum yaptigim hastanedeki anne-bebek toplantilarina gitmeye basladim. Yaptigim en iyi seylerden biriydi diyebilirim. Benim gibi ilk defa anne olup, bebekleri 10 haftaliga kadar olanlar katilabiliyordu. Ilk gittigimde en buyuk bebek DEniz’di. Anladigim kadariyla anneler kendilerini disari atmislar resmen. Kimisi 9 gunluk bebegiyle gelmis, kimisi 2 hafta once sezaryanla dogum yaptigi halde cikmis gelmis. Herkes uykusuz, herkes saskin, kimi zaman caresiz ama mutluluk sarhosu…Tabi ilk defa anne-baba olunca, ister deneyimsizlikten, ister paranoyakliktan kaynaklanan komik hikayeler de cikiyor ortaya. Annelerden biri gece bebek aglayinca kalkmis bakmis ki kocasi uyku sersemligiyle yattigi yastigi kundaklamaya calisiyor:) Bir digeri kucaginda bebegini sakinlestirmek icin sallamaya o kadar alismis ki telefonla konusurken kulaginda tuttugu telefonu bir ileri bir geri salladigini farketmis:) Neyse iste bu annelerle birkac kere dersten sonra ogle yemegine gittik, upuzuuun bir masada hem anneler hem bebekler, arada aglayanlar, arada emzirenler, pat pat gaz cikartanlar…Simdilerde arasira parkta yuruyus yapmak icin biraraya geliyoruz. Bu grup sayesinde kafama takilan konularda yalniz olmadigimi gordum. Herkes cabaliyor, herkes arastiriyor, bebeginin dilini anlamaya calisiyordu.

Taa hamileyken bile herkesten 3 ayi dolduran bebekteki mucizevi degisiklikler ve duzene oturmalar uzerine cok sey duydum…Beklentilerim haliyle yuksek…Bizde de var tabi ki birtakim duzene girmeler, buyuyor olmanin bariz belirtileri.  Gece uykulari uzuyor, gunduzleri daha uyanik, daha herseyin farkinda, oyuncaklari sadece izlemekle kalmiyor artik ellerini uzatiyor, tutuyor kimi zaman. Hersey bir yana en ama en guzel degisiklik bizi gorunce surata yayilan kocaman gulumseme ve ortaya cikan guzeller guzeli dissiz bir agiz:)

Hani cocuklu arkadaslarla biraya gelince cocuklarindan baska birsey anlatmadiklari, konu ne kadar alakasiz olursa olsun biryerden cocuga baglayiverdikleri farkedilir ya…Benim de basima gelince anladim. Arkadaslar, kizmayin onlara (yani bize)…Hayatimizda baska hicbirsey kalmadi sayilir. yani simdilik oyle. Ne kitap, ne TV, ne guzel bir film, hadi kitabi filmi birakalim koca yazi soyle soguk bir bira icemeden gecirdim, var mi otesi?

ayaklar.jpg

|