- Uncategorized (71)
- February 28, 2010: bir fincan...
- February 8, 2010: Gidilmeyen Yol
- February 3, 2010: hiç
- December 21, 2009: heryerde kar var...
- December 13, 2009: ozetler...
- October 28, 2009: eserekli...
- October 27, 2009: uyku kardesim ver elini...
- September 20, 2009: onsekiz...
- September 14, 2009: 3 ay...
- July 23, 2009: meme karmasasi (nipple confusion:)
Blogroll
- almost turkish
- asliberry
- benibakbiyo
- blogcuanne
- cakil'in yeri
- cikolata cikolata
- edamame prensesi
- elif savas
- endiseli peri
- ev cini
- hastalardan ogrendiklerim
- hedikedi
- kırk fırın ekmek
- kek ve kahve
- kitubi
- miso
- montessori
- morkoyun
- ne guzel seyler
- neolitik hanim
- nurturia
- rotten tomatoes
- turkish cookbook
- yavruSu
- yesil erik
- yok ki
- Yok Ki'nin Bebisi
- February 2010
- December 2009
- October 2009
- September 2009
- July 2009
- June 2009
- May 2009
- April 2009
- March 2009
- February 2009
- January 2009
- December 2008
- November 2008
- October 2008
- August 2008
- July 2008
- June 2008
- April 2008
- March 2008
- February 2008
- January 2008
- December 2007
- November 2007
- October 2007
- September 2007
- August 2007
meme karmasasi (nipple confusion:)
daha dun bir bugun iki…ne zaman ne kadar secenegin oldu ki karmasa yasiyorsun diye soruyorum bizim bizdiga, cevap yok tabi ki.
dangadanak diye konuya girdim ama hosgorun beni. Zira herbiri ayri surprizlerle dolu ama bir o kadar da birbirine o kadar benzer gunler yasiyorum ki hadi bugun zamanim yok yazamadim, yarinin garantisini kimse vermiyor. Bir yerden gireyim konuya dedim.
Dogumdan 2 hafta once gelmisti annem ve o iki hafta hayatimizin en uzun iki haftasiydi saniyorum. ben agir, bezgin halimle dolanmaya calistikca o bana bakti uzuldu, ben kendime baktim, aynadaki aksimi gozum biryerlerden isiriyordu ama tam cikaramadim. durup durup “yetti uleynnn” dedim. Turkiye’den gonderilen bir valiz dolusu orgu yelektir, kazaktir, hepsi el emegi goz nuru ganimetleri yerlestirdik, annem bitmez tukenmez enerji patlamalariyla evi temizledi, cekmeceleri dolaplari organize edip durdu. Ana-kiz tam bir “nesting” halet-i ruhiyesindeydik. Artik haftada bir olan doktor kontrolumuzde doktorumuz buyuk olasilikla sana verdigimiz gunden erken dogacak diye buyurunca daimi bir bekleme havasina burunduk, ha oldu ha olacak…bekleyisimizi nihayetlendirmesi umidiyle karsidaki parkta her gun 4 kilometre kadar yuruduk. Cabalarimiz 14 Haziran aksami saat 10:30 sularinda cok da bi numarasi olmayan regl agrilari seklindeki agrilarin basgostermesiyle sonuc verdi. Gece 1:30 da hastanedeydik, ilk muayenede “ooo siz bayagi genislemissiniz” tarzi bir tepki aldim hemsiraaanimdan. Agrilar da sinir bozuyordu netekim ve ben aman epidural icin gec kalmayalim diye panik olmaya basliyordum. Odaya cikinca isler biraz daha hizlanir derken bitmek tukenmek bilmeyen form doldurmalar basladi. Bir ara 3 hemsire 3 ayri yerden soru soruyorlardi ve agrilar sirasinda hepsinin sacini basini yolasim geliyordu. Neyse ki beyaz atli epiduralcim geldi. Aman ne korkuttulardi ignesi kocamanmis da acitiyormus da biy biy biy…Hic de canim yanmadi epidural sirasinda. Ustelik yapilir yapilmaz belimden bacaklarima dogru yayilan sicaklik da agrilari alip goturunce ayaklarina sarilasim geldi adamcagizin. hemsirelerin dedigine gore gunde en az 4-5 evlilik teklifi aliyormus agrilarini dindirdigi kadinlardan. Yeridir…Neyse 2-3 saat prensesler gibi rahat yattim, kah uyukladim, kah yanimdakilerle geyik yaptim, kah ona buna mesaj gonderdim. Sabah 5:45 gibi doktor gelip muayene ettikten sonra e artik cikaralim bu bebegi dedi. Epiduralin etkisiyle agri sizi hissetmedigimden ne zaman ittirmem gerektigini anlatti, kimisi dogru zamanda kimisi bodoslama olmak uzere yarim saat kadar ugrastik. Bir ara basimda duran esim fenalasma belirtileri gosterdi ama erken teshis hayat kurtarir diyerekten herkesin saskin bakislari arasinda tutmakla yukumlu oldugu bacagimi birakip sakin sakin yuruyerek cantasindan bir kurabiye cikarip birkac lokma aldi ve geri geldi. Sonrasinda ben bir taraftan pancar gibi kizardigini hissettigim suratimla son guc ittirirken etrafimdakiler hadi az kaldi, iyi gidiyor, harika, bak saci, bak kafasi dedikce bunlar kesin beni gaza getirmek icin soyluyorlar kesin daha cok ugrasacagim diye dusunuyordum. Derken saat 6:14 itibariyle Deniz doguverdi. Ondan sonrasi o kadar yogun bir mutluluk ve rahatlamaydi ki, dogumun son yarim saatini tekrar yasa deseler gozumu kirpmadan kabul ederim.
Yaklasik 40 gundur ilk goruste a$k yasadigim o minik yaratikla beraber geciyor gunum gecem. Gecelerimiz cok kotu degil. Uykusuzluga direncim ihmal edilebilir seviyede oldugundan gece uyanmalari en buyuk korkumdu. Ama derlerdi de inanmasi zor gelirdi, oyle bir enerji geliyor ki, gece o aglamalari duydugumda zimba gibi kalkiyorum yataktan.Ustelik bebek odasina gittigimde besiginde caresiz aglamakta olan bidilik icimin yaglarini erittiginden sevgi, acima ve en beteri sevgiden aci cekmeyle karisik aliyorum kucagima. Agiz yordamiyla omzumda, yuzumde meme aranmasi hayatimda gordugum en acikli sey.
Ama boyuna posuna bakmadan bizi maymun etti bir haftadir. Hem de ne oyuna geldik anlatamam…Gecen hafta emerken garip kasilmalar esliginde viyak viyak kendini yirtarcasina aglamalar basladi. Asagi yukari her emme seansinin ilk 10 dakikasi sorunsuz geciyor, ardindan bu cildirasiya aglamalar basliyordu. Gaz agrisi dedik, ayaklari sicak olsun gazi azalir diye yaz gunu cocuga patik giydirmeye kadar ilerlettik isi. Bir degisiklik olmadi. Haftada birkac kere sagarak sutu biberonla veriyordum. Derken farkettik ki sutu biberonla verirken sorun yok, emmeye gelince viyak viyak. Anlasildi ki biberonun kolayligina alismis bizim kiz. Memeden cektirmesi zor geldi. Neymis? Insanoglu yastan bagimsiz bir sekilde kolaya kaciyormus azizim. Meme karmasasi deniyormus hayatlarindaki bu ilk karmasaya…iki gundur o inat, biz inat ugrasiyoruz. Artik emerken aglamalari icimi o kadar acitmiyor zira agridan sizidan degil tembel tenekelikten agladigini biliyorum. Ilk karmasasi biberon mu meme mi sorunsali olsun bakalim.Simdiden terapist arayacak halimiz yok ya, bundan sonra bir sure sag meme mi, sol meme mi tarzi bir karmasadan oteye gecemeyecek:)

July 24, 2009 at 7:02 pm
ne guzel anlatmissin! ne guzel ismi varmis!
tekrar gozunuz aydin ve gecmis olsun.
karmasasi, tek derdi bu olsun, bir anca once cozsun sorunlarini deniz kiz. bir de bu meme aranmalari sirasinda yakaladiklarinda ceneyi, burnu emmeleri ayri komiktir
son olarak uykusuzlukile ilgili yazdiklarin %100 cesaret verici.
kolayliklar diliyorum,
bebisin ayaklarina opucukler.
July 27, 2009 at 3:30 am
çok güzel anlatmılsın. meme karmaşasını bir başkasında da duymuştum. sen gerçek memede ısrarcı ol. çünkü hem ona özellikle de sana o kadar iyi gelecek ki emmesi.
güzellikler, mutluluklar sizinle olsun.
denizi de önce kokluyor sonra öpüyorum.