Archive for November 24, 2008

Öğretmeni, Öğretmenler Günü’nde bile konuşturmadılar!

 

 

Öğretmeni, Öğretmenler Günü’nde bile konuşturmadılar

ZONGULDAK’ın Ereğli İlçesi’nde, Öğretmenler Günü’nde konuşma yapması istenen emekli öğretmen 47 yaşındaki Gül Korkmaz’in hazırladığı metin, İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın başkanlığını yaptığı komisyondan veto yedi. Korkmaz’dan “Servet ya da şöhret istemiyoruz elbet, ama güzel okul binaları istiyoruz, spor salonları, müzik odaları olan. Tiyatro salonları istiyoruz. Servet istemiyoruz evet ama yayınları takip edecek, teknolojiden faydalanacak, insanca yaşayabilecek bir maaş istiyoruz” cümlelerinin ve şair Nazım Hikmet’in ‘Güneşli günler göreceğiz’ şiirinin bir bölümünün yer aldığı konuşma metnini değiştirmesi istendi. Korkmaz’ın buna karşı çıkması üzerine, törende başka bir emekli öğretmene konuşma yaptırıldı. Korkmaz ise törene katılmayarak bu durumu protesto etti.

Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle düzenlenecek programı hazırlaması için Ereğli Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi’ni görevlendirdi. Lise de geçen Temmuz ayında emekli olan ve tören kapsamında salonda emekli öğretmenlerle birlikte plaket alacak olan Fransızca öğretmeni Gül Korkmaz’dan, emekli öğretmenler adına bir konuşma yapmasını istedi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın başkanlığını yaptığı Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi öğretmenlerinin yer aldığı komisyon, törenden 10 gün önce toplandı. Korkmaz’ın konuşma metnini inceleyen komisyon, 24 yıllık emekli öğretmenden konuşmasının bazı bölümlerini değiştirmesini istedi. Korkmaz bunu kabul etmeyince, bugün Erdemir Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende emekli öğretmen Gönül Çelik konuşma yaptı.

‘ASLINDA UMUTLU BİR KONUŞMAYDI’

Evli, 2 çocuk annesi Gül Korkmaz konuşma metninin tören için uygun görülmemesine şaşırdığını söyledi. Konuşma yapması istendiğinde düşünmeden kabul ettiğini ifade eden Korkmaz, şunları söyledi:
“Törenden 10 gün önce hazırladığım metni istediler. İlçe Milli Eğitim Müdürü, konuşmamda bazı bölümleri değiştirmemi istemiş. Bunu bana ilettiler. Ben de değişiklik yapılacak birşey olmadığını, tek bir yerini değiştirmeyeceğimi, uygun olmayan bir şey varsa sorumluluğunu üstlendiğimi söyledim. Ancak konuşmamda, potokole karşı öğretmenleri zor durumda gösteriyo olduğum, genç öğretmenlere daha moral verici şeyler söylememin uygun olacağı söylendi. Daha sonra zaten yerime bir başkasının konuşacağını söylediler. Biz Atatürk’ün öğretmenleriyiz. O içinde bulunduğu koşulları düşünmedi. Biz de düşünmemeliyiz. Aslında bu mesajları veren umutlu bir konuşma olacaktı. Ben belki de son kez öğretmen arkadaşlarıma ve öğrencilerime hitap edecektim. İsterdim orada bulunmak. Emekli öğretmenlerle birlikte ben de plaket alacaktım. Ama bu olaydan sonra törene gitmeyeceğimi, verecekleri plaketi de istemediğimi söyledim. Çünkü burukluk yaşadım, üzüldüm.”
Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar ise bu tür törenlerin komisyon ile organize edildiğini, başkanı olduğu komisyonun Gül Korkmaz’ın konuşmasını, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün anlamına uygun görmediklerini belirterek, siyasi tartışmaların yaşanmasına mahal vermek istemediklerini söyledi.

İŞTE ‘SAKINCALI’ KONUŞMA

ÖĞRETMENLER Günü’nde konuşma yapması istenen emekli öğretmen Gül Korkmaz’ın hazırladığı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın başkanlığını yaptığı komisyonca değiştirlmesi istenen metin şöyle:
“Öğretmenlik mesleğini sevmiyorsan asla girmeye cüret etme, büyük ekseriyetle ne servet ne de şöhret vadeder. Fakat sırf kendi hatırı için onu sevenlere insanlığın asalet ünvanının vadeder.
Sayın Kaymakamım, Saygıdeğer Konuklar;
Konuşmama çok sevdiğim bir sözle başlamak istedim. Gerçekten de bu asil meslek genellikle şöhret ya da servet vadetmez. Zaten bizim istediğimiz de ne sevret ne de şöhrettir. Bizim işimiz geleceği şekillendirmektir. Bize emanet edilen körpe beyinleri, bilimin ışığıyla donatarak yapmak isteriz bunu da. Biz, onları bilimin, aklın, insanlığın ışığıyla donatalım, onlar da geleceğimizi aydınlatsınlar isteriz.
Ama bunu yapmak için gerekli olan alt yapıların oluşmasını isteriz elbet. Öncelikle öğretmen yetiştirirken istihdamın göz önünde bulundurulmasını ve öğretmen adaylarının her türlü donanıma sahip olmalarını isteriz ve okulunu bitirip öğretmen olan genç meslektaşlarımızın yeniden sınava tabi tutulmalarını istemeyiz sanırım.
Evet, servet ya da şöhret istemiyoruz elbet, ama güzel okul binaları istiyoruz. Spor salonları, müzik odaları olan. Tiyatro salonları, kantini olan. Yöneticileri, öğretmenleri ve diğer çalışanlarının bilgili, birikimli, fedakar olduğu okullar istiyoruz.
Okullar istiyoruz, yemekhaneleri olan, yemek bedelinin devlet tarafından ödendiği. Tam gün eğitim veren okullar. Öğrencilerin servis hizmetlerinin parasız olduğu okullar.
Servet istemiyoruz evet ama yayınları takip edecek, teknolojiden faydalanacak, insanca yaşayabilecek bir maaş istiyoruz.
Ve daha başka istekler… Tüm bunlar, şimdi bize gerçekleşmesi mümkün olmayan istekler gibi geliyor… Evet bana da öyle geliyor ilk başta. Ama sonra Başöğretmen Atatürk geliyor aklıma. O, hedeflerini belirlerken içinde bulunduğu durumun imkan ve koşullarını düşünmedi ve bize de bunu öğütledi. İstersek yapabiliriz ve ben yapabileceğimize inanıyorum.
Tüm bunları hatta daha fazlasını yapabiliriz, yapmalıyız, yapacağız. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin öğretmenleriyiz. Biz ve yetiştirdiğimiz genç ve aydınlık beyinler elele her güçlüğü yeneceğiz. Şairin dediği gibi güneşli günler göreceğiz.

İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar
Güneşli günler göreceğiz
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
Işıklı maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
güzel günler göreceğiz güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz.

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=909860&Date=24.11.2008&CategoryID=77

|