You are currently browsing the hope for better days weblog archives for the day November 24, 2008.
- Uncategorized (72)
- May 7, 2010: geldim yolun yarisina...
- February 28, 2010: bir fincan...
- February 8, 2010: Gidilmeyen Yol
- February 3, 2010: hiç
- December 21, 2009: heryerde kar var...
- December 13, 2009: ozetler...
- October 28, 2009: eserekli...
- October 27, 2009: uyku kardesim ver elini...
- September 20, 2009: onsekiz...
- September 14, 2009: 3 ay...
Blogroll
- almost turkish
- asliberry
- benibakbiyo
- blogcuanne
- cakil'in yeri
- cikolata cikolata
- edamame prensesi
- elif savas
- endiseli peri
- ev cini
- hastalardan ogrendiklerim
- hedikedi
- kırk fırın ekmek
- kek ve kahve
- kitubi
- miso
- montessori
- morkoyun
- ne guzel seyler
- neolitik hanim
- nurturia
- rotten tomatoes
- turkish cookbook
- yavruSu
- yesil erik
- yok ki
- Yok Ki'nin Bebisi
- May 2010
- February 2010
- December 2009
- October 2009
- September 2009
- July 2009
- June 2009
- May 2009
- April 2009
- March 2009
- February 2009
- January 2009
- December 2008
- November 2008
- October 2008
- August 2008
- July 2008
- June 2008
- April 2008
- March 2008
- February 2008
- January 2008
- December 2007
- November 2007
- October 2007
- September 2007
- August 2007
Archive for November 24, 2008
Öğretmeni, Öğretmenler Günü’nde bile konuşturmadılar!
November 24, 2008 by admin.
ZONGULDAK’ın Ereğli İlçesi’nde, Öğretmenler Günü’nde konuşma yapması istenen emekli öğretmen 47 yaşındaki Gül Korkmaz’in hazırladığı metin, İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın başkanlığını yaptığı komisyondan veto yedi. Korkmaz’dan “Servet ya da şöhret istemiyoruz elbet, ama güzel okul binaları istiyoruz, spor salonları, müzik odaları olan. Tiyatro salonları istiyoruz. Servet istemiyoruz evet ama yayınları takip edecek, teknolojiden faydalanacak, insanca yaşayabilecek bir maaş istiyoruz” cümlelerinin ve şair Nazım Hikmet’in ‘Güneşli günler göreceğiz’ şiirinin bir bölümünün yer aldığı konuşma metnini değiştirmesi istendi. Korkmaz’ın buna karşı çıkması üzerine, törende başka bir emekli öğretmene konuşma yaptırıldı. Korkmaz ise törene katılmayarak bu durumu protesto etti.
Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle düzenlenecek programı hazırlaması için Ereğli Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi’ni görevlendirdi. Lise de geçen Temmuz ayında emekli olan ve tören kapsamında salonda emekli öğretmenlerle birlikte plaket alacak olan Fransızca öğretmeni Gül Korkmaz’dan, emekli öğretmenler adına bir konuşma yapmasını istedi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın başkanlığını yaptığı Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi öğretmenlerinin yer aldığı komisyon, törenden 10 gün önce toplandı. Korkmaz’ın konuşma metnini inceleyen komisyon, 24 yıllık emekli öğretmenden konuşmasının bazı bölümlerini değiştirmesini istedi. Korkmaz bunu kabul etmeyince, bugün Erdemir Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende emekli öğretmen Gönül Çelik konuşma yaptı.
‘ASLINDA UMUTLU BİR KONUŞMAYDI’
Evli, 2 çocuk annesi Gül Korkmaz konuşma metninin tören için uygun görülmemesine şaşırdığını söyledi. Konuşma yapması istendiğinde düşünmeden kabul ettiğini ifade eden Korkmaz, şunları söyledi:
“Törenden 10 gün önce hazırladığım metni istediler. İlçe Milli Eğitim Müdürü, konuşmamda bazı bölümleri değiştirmemi istemiş. Bunu bana ilettiler. Ben de değişiklik yapılacak birşey olmadığını, tek bir yerini değiştirmeyeceğimi, uygun olmayan bir şey varsa sorumluluğunu üstlendiğimi söyledim. Ancak konuşmamda, potokole karşı öğretmenleri zor durumda gösteriyo olduğum, genç öğretmenlere daha moral verici şeyler söylememin uygun olacağı söylendi. Daha sonra zaten yerime bir başkasının konuşacağını söylediler. Biz Atatürk’ün öğretmenleriyiz. O içinde bulunduğu koşulları düşünmedi. Biz de düşünmemeliyiz. Aslında bu mesajları veren umutlu bir konuşma olacaktı. Ben belki de son kez öğretmen arkadaşlarıma ve öğrencilerime hitap edecektim. İsterdim orada bulunmak. Emekli öğretmenlerle birlikte ben de plaket alacaktım. Ama bu olaydan sonra törene gitmeyeceğimi, verecekleri plaketi de istemediğimi söyledim. Çünkü burukluk yaşadım, üzüldüm.”
Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar ise bu tür törenlerin komisyon ile organize edildiğini, başkanı olduğu komisyonun Gül Korkmaz’ın konuşmasını, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün anlamına uygun görmediklerini belirterek, siyasi tartışmaların yaşanmasına mahal vermek istemediklerini söyledi.
İŞTE ‘SAKINCALI’ KONUŞMA
ÖĞRETMENLER Günü’nde konuşma yapması istenen emekli öğretmen Gül Korkmaz’ın hazırladığı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın başkanlığını yaptığı komisyonca değiştirlmesi istenen metin şöyle:
“Öğretmenlik mesleğini sevmiyorsan asla girmeye cüret etme, büyük ekseriyetle ne servet ne de şöhret vadeder. Fakat sırf kendi hatırı için onu sevenlere insanlığın asalet ünvanının vadeder.
Sayın Kaymakamım, Saygıdeğer Konuklar;
Konuşmama çok sevdiğim bir sözle başlamak istedim. Gerçekten de bu asil meslek genellikle şöhret ya da servet vadetmez. Zaten bizim istediğimiz de ne sevret ne de şöhrettir. Bizim işimiz geleceği şekillendirmektir. Bize emanet edilen körpe beyinleri, bilimin ışığıyla donatarak yapmak isteriz bunu da. Biz, onları bilimin, aklın, insanlığın ışığıyla donatalım, onlar da geleceğimizi aydınlatsınlar isteriz.
Ama bunu yapmak için gerekli olan alt yapıların oluşmasını isteriz elbet. Öncelikle öğretmen yetiştirirken istihdamın göz önünde bulundurulmasını ve öğretmen adaylarının her türlü donanıma sahip olmalarını isteriz ve okulunu bitirip öğretmen olan genç meslektaşlarımızın yeniden sınava tabi tutulmalarını istemeyiz sanırım.
Evet, servet ya da şöhret istemiyoruz elbet, ama güzel okul binaları istiyoruz. Spor salonları, müzik odaları olan. Tiyatro salonları, kantini olan. Yöneticileri, öğretmenleri ve diğer çalışanlarının bilgili, birikimli, fedakar olduğu okullar istiyoruz.
Okullar istiyoruz, yemekhaneleri olan, yemek bedelinin devlet tarafından ödendiği. Tam gün eğitim veren okullar. Öğrencilerin servis hizmetlerinin parasız olduğu okullar.
Servet istemiyoruz evet ama yayınları takip edecek, teknolojiden faydalanacak, insanca yaşayabilecek bir maaş istiyoruz.
Ve daha başka istekler… Tüm bunlar, şimdi bize gerçekleşmesi mümkün olmayan istekler gibi geliyor… Evet bana da öyle geliyor ilk başta. Ama sonra Başöğretmen Atatürk geliyor aklıma. O, hedeflerini belirlerken içinde bulunduğu durumun imkan ve koşullarını düşünmedi ve bize de bunu öğütledi. İstersek yapabiliriz ve ben yapabileceğimize inanıyorum.
Tüm bunları hatta daha fazlasını yapabiliriz, yapmalıyız, yapacağız. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin öğretmenleriyiz. Biz ve yetiştirdiğimiz genç ve aydınlık beyinler elele her güçlüğü yeneceğiz. Şairin dediği gibi güneşli günler göreceğiz.
İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar
Güneşli günler göreceğiz
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
Işıklı maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
güzel günler göreceğiz güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz.
Posted in Uncategorized | 4 Comments »