- Uncategorized (72)
- May 7, 2010: geldim yolun yarisina...
- February 28, 2010: bir fincan...
- February 8, 2010: Gidilmeyen Yol
- February 3, 2010: hiç
- December 21, 2009: heryerde kar var...
- December 13, 2009: ozetler...
- October 28, 2009: eserekli...
- October 27, 2009: uyku kardesim ver elini...
- September 20, 2009: onsekiz...
- September 14, 2009: 3 ay...
Blogroll
- almost turkish
- asliberry
- benibakbiyo
- blogcuanne
- cakil'in yeri
- cikolata cikolata
- edamame prensesi
- elif savas
- endiseli peri
- ev cini
- hastalardan ogrendiklerim
- hedikedi
- kırk fırın ekmek
- kek ve kahve
- kitubi
- miso
- montessori
- morkoyun
- ne guzel seyler
- neolitik hanim
- nurturia
- rotten tomatoes
- turkish cookbook
- yavruSu
- yesil erik
- yok ki
- Yok Ki'nin Bebisi
- May 2010
- February 2010
- December 2009
- October 2009
- September 2009
- July 2009
- June 2009
- May 2009
- April 2009
- March 2009
- February 2009
- January 2009
- December 2008
- November 2008
- October 2008
- August 2008
- July 2008
- June 2008
- April 2008
- March 2008
- February 2008
- January 2008
- December 2007
- November 2007
- October 2007
- September 2007
- August 2007
“Mutluluk insanın sevdiği kişiye yakın olmasıdır yalnızca”
Masumiyet Muzesi’ni Bukres’ten NY’a ucarken okumaya baslayip, ucakta yariladim. Yol azicik daha uzun olsaydi da bitirebilseydim keske. Cunku ucaktan indigim an yeniden baslayan kosturmaca, is, eve yorgun gelmelerin ardindan kitap okurken uyuyakalmalarla hemen bitiremedim…hos, bir noktadan sonra bitirmek istemez hale gelmistim. Kemal’in takintili, cogunlukla iyimser, ama kesinlikle uzun soluklu, yorulmak bilmeyen a$ki gibi sursun gitsin istedim.
Vuruldum detaylara tek kelimeyle. en basit mimiklerin, kokunun, sigara icisin, ve ilginc ama cok Turk kulturune has olan kolonyanin bile boylesine guzel anlatildigini gormedim hicbir Orhan Pamuk kitabinda. Ayrica rakiyi anason kokusundan dolayi sevememis gitmis bendenize bile “ulen neymis bu raki her derde deva, yuvarlasam mi ben de 2 kadeh su ezikligim gider bahaneyle” dedirttigine gore raki severlere kac 70lik bitirtmistir kimbilir.Kendimden gecmis okurken, birtaraftan da okudugum, bazen donup tekrar tekrar okudugum her cumle icin yazarin kac kere odasinda kalkip dolandigini, sigara ictigini, silip degistirdigini, tikandigini, sIkIldigini dusunmeden edemedim.
bir kitabi boyle yasayip yazarken insan icine karisamaz, siradan seylerden zevk alamaz dedim.
daha anlatasim var…unutmadan yazayim istedim bu kadarini.
November 3, 2008 at 4:53 am
sevgili hopeforbetterdays,
uzundur beklediğim bu romanı almaya bir türlü elim varmıyor.
kapağını mı beğenmedim, üzerine sıklıkla yazılan olumsuz eleştirileri mi…
ama yine de ilk fırsatta okumam gerektiğini biliyorum,
November 3, 2008 at 5:03 am
sence aynı konuda neden 2. bir mesaj bıraktım. oysa üstteki yazında yazmışım düşüncelerimi. bu arada bu sürede kitabı hala okumadığım da ortaya çıktı. her neyse…
sevgiler hopeforbetterdays,