You are currently browsing the hope for better days weblog archives for the day June 14, 2008.
- Uncategorized (72)
- May 7, 2010: geldim yolun yarisina...
- February 28, 2010: bir fincan...
- February 8, 2010: Gidilmeyen Yol
- February 3, 2010: hiç
- December 21, 2009: heryerde kar var...
- December 13, 2009: ozetler...
- October 28, 2009: eserekli...
- October 27, 2009: uyku kardesim ver elini...
- September 20, 2009: onsekiz...
- September 14, 2009: 3 ay...
Blogroll
- almost turkish
- asliberry
- benibakbiyo
- blogcuanne
- cakil'in yeri
- cikolata cikolata
- edamame prensesi
- elif savas
- endiseli peri
- ev cini
- hastalardan ogrendiklerim
- hedikedi
- kırk fırın ekmek
- kek ve kahve
- kitubi
- miso
- montessori
- morkoyun
- ne guzel seyler
- neolitik hanim
- nurturia
- rotten tomatoes
- turkish cookbook
- yavruSu
- yesil erik
- yok ki
- Yok Ki'nin Bebisi
- May 2010
- February 2010
- December 2009
- October 2009
- September 2009
- July 2009
- June 2009
- May 2009
- April 2009
- March 2009
- February 2009
- January 2009
- December 2008
- November 2008
- October 2008
- August 2008
- July 2008
- June 2008
- April 2008
- March 2008
- February 2008
- January 2008
- December 2007
- November 2007
- October 2007
- September 2007
- August 2007
Archive for June 14, 2008
“aldigi kadar un” muammasi…
June 14, 2008 by admin.
Bu diyarlarda zaten tadi-dokusu birseye benzemeyen domateslerde bir de ustelik salmonella bakterisine rastlandi. Yuzlerce kisi hastanelerde…Eve domates almiyoruz haliyle, gecen haftadan kalanlari da yemedik. Buna ragmen, kaya gibi bagisiklik sistemimle e$-dost alemlerinde nam salmis bendeniz, dun sabah mide bulantisiyla uyandim, ilerleyen saatlerde ise izin alip eve geldim. 2-3 saat kendini bilmez halde hafif de atesli yattiktan sonra, biraz ayilir gibi oldum. Su ve elektrolit karisimini icebildigim kadar ictim yavas yavas. O kadar kisa sure de olsa cikan atesim butun eklemlerimi agritmaya beni halsiz birakmaya yetti.Aksam da benden hayir gelmedi, sizdim gittim…
Bugun cok daha iyiyim. Sabah ayakta durunca tansiyonum dusuyordu, cok halsizdim ama gun ilerledikce bitim kanlandi galiba MutfakRobotunu okurken gaza gelip ne zamandir karsima cikanTahinli kurabiyeleri yapmaya giristim. Malzemelerinin az ve oz olusu gaza gelmemde en buyuk etkendi. Cogu tariften beni daha yapayim mi acaba diye dusunmeden vazgeciren “aldigi kadar un” disinda…MutfaRobotunun verdigi miktarlarin yarisini kullaninca ve 20 tane kurabiye elde ettim.
1/2 cup=yarim su bardagi
-1/2 c. tahin
-1/2 c. sivi yag
-1/2 c. pudra sekeri
-1/2 paket kabartma tozu
-aldigi kadar un :)))) deney sonuclarimi asagida aciklayacagim
Bu aldigi kadar un muammasini labda gecirdigim yillarin hatirina cozerse kontrollu deney cozer dedim. Once yarim c. unu korkmadan ekledim, karisim oldukca siviydi. Bir yarim daha ekledigimde hala toparlanasi yoktu ama bundan sonrasina dikkat etmek gerekiyordu. Sonrasinda 1/4 c. un ekleyerek devam ettim. Oldu herhalde artik bu dedigimde hamur elime yapismiyordu ve hamurdan bir parca alip ceviz buyuklugunde yuvarlaklar yapip, tepsiye koydugumda cok hafifce yayiliyordu yani ceviz ceviz olarak kalmadi…Yarisini boyle yapmaya, hamurun diger yarisina da biraz daha un eklemeye karar verdim ve 1/4 c. dan biraz daha az un ekledim. Bu sefer yogururken acaba hamur fazla undan parcalanmaya mi basliyor endisesi burudu icimi…ama neyse ki kolayca ceviz buyuklugunde yuvarlaklar yapabildigim, ve cevizlerin de ceviz olarak kaldigi yogunlukta bir hamur elde ettim. ama anladim ki bu endise icimi burudugunde hamur alacagi kadar unu hatta belki biraz da fazlasini almis oluyor. Evet ama deneyin en onemli kismi henuz tamamlanmamisti;
Bir elimle kulak mememi yokladim, diger elimle de hamuru…inanilmaz ama gercek, hamur azicik daha sertti galiba…
180 C (350 F) de 22 dakika pisirip, 10 dakika da sogumasini bekledikten sonra sizler icin buyuk bir fedakarlikta bulunarak farkli miktarda unla yapilmis 2 kurabiyeyi yedim. evet evet, yedim!! Tahin ve pudra sekeri birlesimi tamamen puruzsuz bir doku vermis kurabiyelere, sanki tahinli un kurabiyeleri gibi…cignerken agzinizin hertarafini oyle kapliyorlar ki bir an asla yutamayacaginizi dusunuyorsunuz. Kulak memesi testi yanilmadi sevgili okur. Iki gruptaki kurabiyeler de cok lezzetliydi ama maalesef ekstra un eklemedigim kurabiye daha bir agizda dagildi ve tahin aromasi daha belliydi, ustelik diger gruba gore daha fazla kabarmislardi.
Anladim ki un eklerken hamurun biraraya gelip gelemeyeceginden suphe edilen nokta “aldigi kadar un” treninin kactigi noktadir ve neresinden donulse kardir. Elde sekil verilebiliniyorsa ne ala, yoksa ondan sonrasini kasik kasik eklenebilecek sut veya yogurt kurtarir…
Posted in Uncategorized | 2 Comments »