You are currently browsing the hope for better days weblog archives for April, 2008.
- Uncategorized (71)
- February 28, 2010: bir fincan...
- February 8, 2010: Gidilmeyen Yol
- February 3, 2010: hiç
- December 21, 2009: heryerde kar var...
- December 13, 2009: ozetler...
- October 28, 2009: eserekli...
- October 27, 2009: uyku kardesim ver elini...
- September 20, 2009: onsekiz...
- September 14, 2009: 3 ay...
- July 23, 2009: meme karmasasi (nipple confusion:)
Blogroll
- almost turkish
- asliberry
- benibakbiyo
- blogcuanne
- cakil'in yeri
- cikolata cikolata
- edamame prensesi
- elif savas
- endiseli peri
- ev cini
- hastalardan ogrendiklerim
- hedikedi
- kırk fırın ekmek
- kek ve kahve
- kitubi
- miso
- montessori
- morkoyun
- ne guzel seyler
- neolitik hanim
- nurturia
- rotten tomatoes
- turkish cookbook
- yavruSu
- yesil erik
- yok ki
- Yok Ki'nin Bebisi
- February 2010
- December 2009
- October 2009
- September 2009
- July 2009
- June 2009
- May 2009
- April 2009
- March 2009
- February 2009
- January 2009
- December 2008
- November 2008
- October 2008
- August 2008
- July 2008
- June 2008
- April 2008
- March 2008
- February 2008
- January 2008
- December 2007
- November 2007
- October 2007
- September 2007
- August 2007
Archive for April 2008
kene sezonu…
April 25, 2008 by admin.
Bahsetmis miydim bilmem, post-doc yaptigim proje geregi sIklIkla araziye cikiyoruz ise basladigimdan beri. Kabaca arazi oluyorum arasira. Doktora sirasinda 5 sene boyunca ofis ve lab arasinda mekik dokuduktan sonra boyle bir is bana nasil iyi geldi anlatamam. Hava guzelmis, degilmis onemli degil. Soguktan tit tir titreyip isinabilmek icin yerimde depar attigim zamanlarda da, yaz gunesi beyin hucrelerimi bronzlastirirken de dagda bayirda olmanin verdigi mutlulukla fazla sikayet etmedim. Ta ki gecen haftaya kadar…
Evet…Gecen haftaya kadar hayatinda kene gormemis bendeniz, bahsi gecen hasaratla yakin iliskiler kurma bahtiyarligina eristim sevgili okur. Baharda guzelim kirazi, inciri icinden olur da kurt cikar korkusuyla bir isirip iki bakarak yiyen biri icin ne derece korkunc bir tecrube olabilecegini tahmin edebilir misiniz bilmem. Bu en son cumleden kokos, citkirildim, miymiy bir hatun kisi oldugum sonucu cikmasin aman diyim. Dogasi geregi insani sinsice sirtindan vurur duruma dusen mahlukatla mesafeli bir iliski surme gayreti icinde oldum hep. Hatirlarim ortaokul ya da lisedeyken evin tuvaletinde fayansin uzerinde kendi halinde takilan bir solucan benzeri yaratik gorulmustu. Olur ya, 4 kisilik ailemizde birinde parazit vardir diye babam gitti eczaneden parazit sokturucu ilac aldi. Tahmin edilecegi uzere benim disimda herkes ilaci icti. Oysa ben parazit tasiyor olma ihtimalinden cok, ilacin etkisiyle tuvalette basima gelebileceklerden korkuyordum. Oyle bir korkuydu ki varliklarindan beni haberdar etmedikleri surece icimde yasamaya devam etmelerine raziydim.
Hay allah, keneden cikti tenya anlattik durduk yerde. Neyse efenim…Eyaletin guneyindeki bir eyalet parkinda daha once actigimiz yeralti suyu izleme kuyularinda olcumler yapacaktik 2 kisi, ben ve ofis arkadasim Eddie. Guzel bir bahar gununde arabayi biryerde parkedip, envayi cesit kablo, boru, ve olcum aletlerinin bulundugu cantayi oramiza buramiza dolayarak tasimak suretiyle batakligimsi bir bolgeye indik. Eddie kablolari kuyudan asagiya sarkitirken ben de olcum aletlerini ayarliyordum ki pimpirikligim sayesinde giydigim uzun kollu sweat-shirtun kolunda 8 kollu bir bocek gorunce reflex olarak elimin tersiyle caktim tokadi. Ama kabus yeni basliyormus meger. Daha sonra ustumuzde gezinmeleri yetmiyormus gibi, aletlerin, kablolarin uzerinde, cantalarin icinde., heryerdeydiler. Kot pantolunumdan iceri tirmanmasinlar dye pacalarimi coraplarimin icine soktum, tisortumu pantolunumun icine soktum ve artik Gaffur mu desem, Cafer mi desem bi sekilde seksapelimin doruklarina ulastim. Bir noktadan sonra olcum mu yapmam gerekiyormus, not mu almam gerekiyormus umurumda degildi acikcasi. Surekli ustune basina bakip,silkinen, sinir bozucu bir tip olup ciktim.
Saatler suren kene savasindan sonra geri dunuste, pantolonumun pacalarini coraplardan fora ettigimde 3 tanesi oracikta biri de belimde kamp yapiyordu. Eve gelip kiyafetlerimi kapinin onunde cikardim, cikardigim kiyafetleri camasir sepetine koyup, camasir sepetini de balkona tasidik. Neredeyse anadan dogma banyoya kosup ustume basima baktigimda ayagimda yavru bir kenenin yurumekte oldugunu gordugumde ise hasarati elimle sakince alip klozete atacak kadar kasarlanmistim. Neyse ki arazideki paranoyakligim sayesinde baska keneye rastlamadim. Darisi birdahaki arazinin basina…
Posted in Uncategorized | 2 Comments »
